Ne sözler tesir etti ne de yaşanmışlar,
Söz dinlemediyse elden ne gelir?
Yardım istemeyene yardım edemezsin,
Yolunu seçmişse, yolundan çekilmen gerek.
Yarınların seneti elindeymiş gibi,
Gününü gün etti yürürken meçhule...
Gül varken dikenine vuruldu;
Değerler biçti beş para etmez arkadaşlıklara.
Pişmânlık kapısına uğramaz oldu;
İşitmek istemedi kaybedeceklerini.
Şefkâtin şarkılarını siliverdi gönlünden,
Avunup duruyor aldatıcı dünyasıyla.
Vicdanını silkelese kendine gelecek;
Yere göğe sığmayacak hataları olsa bile,
Ne fark eder, Sonsuz Merhametin kapısında..
O'nun Rahmetinden büyük olan hatalar yok ki.
Vakit var, geriye adım atabilmek için;
Ruhunun ihtiyacı var sana,
Senin ihtiyacın var kendine,
Hayatı dolu dolu yaşamak var, kendince.
Sen istedikten sonra;
Geçmiş silinir, geçmişe ait ne varsa..
Pişmânlık en güzel duygudur, gülistândır o;
Rabbin affetmeyecek olsa, pişmânlığı hissedemezdin.
Sonsuz Kudret'in hazinesinden her şeyi iste!
İstediklerini eler elekten geçirir O;
Senin için hayırlı olanlara güzellikler katarak verir,
Hayâl edemediklerini de hediye olarak gönderir.
O'nun kapısından eli boş dönülmez!
Samimiyetin gönülden taşsın dile gelsin,
Dileklerin çağlayanlar gibi gürül gürül aksın,
Arş, isteklerini geciktirmekten hicap duysun...
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder